Saturday, February 25, 2017

Şubat 2017, Kişisel karalamalar

Uzun bir süredir kişisel yazı yazmamıştım. İşlerim bu aralar yoğun değil, nihayet kişisel blog gönderileri için vakit bulabildim.

Aslan Game Studio işleri ile uğraşmaya devam ediyorum, uyanık olduğum zamanın çok büyük bir kısmı çalışmakla geçiyor. Bloga yazmadığım bir sürü oyun çıkardım. Beni takip ediyorsanız zaten Kayıp Yanıtlar'ı (Lost Answers) falan hep biliyorsunuzdur, tekrar burada yazmak istemiyorum.

Bazen strese giriyorum, ama genel olarak mutlu olduğumu söyleyebilirim. Şu anki halimden çok daha fazla başarılı olmak için hırsla yanıyorum. Amacım Taleworlds kadar kalabalık bir ekibin başında olmak değil, ama "korku oyunu" dendiğinde akla ilk gelen oyunları yapmak istiyorum.







Blogu çok eskiden beri takip ediyorsanız (7-10 yıl öncesinden beri falan bahsediyorum) benim eskiden Asporia diye bir hayali ülkem olduğunu hatırlayacaksınız. Arleon diye bir prensi vardı, benim alter ego'mdu, onun Melona isimli bembeyaz tenli, kızıl saçlı bir eşi vardı.

Artık hiçbir kalmadı!

Ben mi çok realist bir insana dönüştüm, yoksa artık hayali bir dünyaya olan ihtiyacım mı kalmadı, yoksa buna "İyileşmek" mi deniliyor, bilmiyorum. Ama artık Asporia diye bir yer yok.

Ama hayal gücümü kesinlikle yitirmedim. Self'i bitirdikten sonra "Bir daha aklıma korku hikayesi gelmezse ne yapacağım?" diye endişeleniyordum, şimdi  Etkileşimli Korku Hikayeleri'nde 6 tane hikaye var. Ve bu 6 hikaye, aklıma gelenlerden sadece bir kısmı! Asla yayınlanmayacak hikayeler de aklımda var, ama oto sansür uyguluyorum.

----




Bu arada Palyaço Evi 2 ve Pawn of the Dead'in durumunu merak ediyorsanız söyleyeyim.

Şu an detayını vermeyeceğim bir iş alma ihtimalimiz var, birkaç ay sürecek. Palyaço Evi 2'yi BELKİ ondan sonra yapacağım. BELKİ diyorum, çünkü oyunun tasarımının şu anki halinden memnun değilim. Graveyard Shift gösterdi ki insanlar oyunu oynadıkça sürekli yeni içerik görmek istiyor. Palyaço Evi 2'de farklı farklı bölümler olacak, ama oyuncuların daha ilk bölümde sıkılmasından korkuyorum. Eğer ilgi çekici bir şeyler bulamazsak sanırım oyunu iptal edeceğim, ikinci bir başarısızlık yaşamak istemiyorum.

Pawn of the Dead de askıda. (İptal olmazsa) Palyaço Evi 2'den sonra ona geri döneceğim. Ama itiraf etmem gerekirse o proje beni heyecanlandırmıyor, ben korku macera oyunu yapmak istiyorum, ama PotD için çok fazla kaynak harcadım.

Thursday, February 9, 2017

Neden hep korku oyunu yapıyorum?

Yine Türk oyun sektörüyle ilgili rant yazısı ile karşınızdayım! Bu sefer konumuz sürekli duyduğum bir şikayet.

"Türkiye'de çok fazla korku oyunu yapılıyor. Yapımcıların başka türlere yönelmesi lazım."
Bunu bazen oyunlarla ilgili sayfalarda, sitelerde okuyorum. Bazen de direkt bana söyleniyor, benden başka türde oyunlar yapmamı istiyorlar. Korkuya devam edeceğim, işte nedenleri:



1. Bu benim tutkum. 

Ben bu işi sevdiğim için yapıyorum, yoksa amacım çok para kazanmak olsa Havelsan'da falan çalışmayı ben de biliyorum. Stephen King'e, Lovecraft'a falan "Abi çok fazla korku romanı var, başka türlerde yaz" demek gibi bir şey bu (King'in korku olmayan çok başarılı romanları var, doğru, ama adamın uzmanlığı korku). Türkiye'de RTS oyunu yapılmıyor diye pek oyuncusu olmadığım bu türde çalışsam ortaya güzel bir ürün çıkmaz.

Self'in, The Doll'un falan başarılı olmasının bir sebebi onları yaparken ruh katmış olmamdı, hepsinin kişisel yanları var. Sadece bu da değil, korkutucu şeylerin (karanlık, palyaço, vs) insanları neden korkuttuğuna dair de sürekli araştırma yapıyorum ve oyunları bu temeller üzerine inşa ediyorum.



2. Çünkü diğer türdekileri oynamıyorlar

Bana "Başka türde oyunlar yap" diyebilmeniz için ilk önce yaptığım başka tür oyunları oynamış olmanız gerekiyor bence. App Store'daki oyunların son 30 gün indirilme sayısı sırasını koydum.

Mesela bir de Su Topu Oyunu diye bir oyun var, iOS'ta toplamda 89 kişi indirdi. Ondan çok sonra çıkan Etkileşimli Korku Hikayeleri şu an 6K'da (Android'de 18K), giderek artıyor.

Anlıyorum, piyasada çok fazla korku oyunu var, ama "Başka oyun yap"ı lütfen bana söylemeyin.