Monday, November 30, 2020

Kasım'ın Son Günü, 2020

 

Tam bir yıl aradan sonra yine bir 30 Kasım günü karşınızdayım.

Bu blog yılda sadece bir kere, yılın belli bir günü içimi döktüğüm bir yer haline geldi, farkındayım. Blog yazma alışkanlığımı kaybettim, artık her şeyi Facebook ve LinkedIn'e yazıyorum. 

Bu Kasım'ın son günü dondurma yemeyeceğim, bugün midemi zorlamak istemiyorum. Zaten bu çok gerekli bir gelenek değil bence.

Bu blog yazısında son blog yazımdan beri neler yaptım, hayatımda neler değişti, madde madde onlara değineceğim.

 

 

 

 

 

Hayatımda neler değişti?

Corona virüsü herkes gibi benim de hayatımı değiştirdi. Hepimizin sahip olduğu endişelere sahibim ama bu yazıda bunlardan bahsetmek istemiyorum. Başka şeylerden bahsedeceğim.

* Çalıştığım firmadaki işim yarı zamanlıdan çeyrek zamanlıya düştü. Ayda 10 gün falan çalışıyorum, her gün de yarım gün. Geri kalan vakti kendi projelerime ayırıyorum. 


* Pawn of the Dead'de 2020 boyunca bu sayede epey yol katettim. Çoğunlukla oyunun sinematikli hikaye modu üzerinde çalıştık.

 

Bir noktada oyunu sinematiksiz bir şekilde piyasaya çıkarmayı düşündüm, sinematikler oyunun tahmini satış rakamına nazaran çok maliyetli olacaktı. Ama oyunun hikayesini daha az maliyetli anlatmanın bir yolunu buldum: Hikayenin önemli bir kısmını yazıyla bölüm başlarında anlatmak. Böyle olunca bile oyun yine beklediğim gelirin çok üstünde maliyete geldi. Ama oyunu early-access'e "Oyunda sinematikler de gelecek" diye bir söz vererek çıkarmış olunca basit bir şekilde "Sinematik yapamadık, lol" demek itibarıma, güvenilirliğime zarar verirdi. Ama daha da önemlisi bu benim tutku projem. Anlatmak istediğim, fantastik kurgu türünde bir hikaye var.

Şu an sinematiklerde geriye kralların Türkçe seslendirmesi ve birkaç animasyon düzeltmesi kaldı. Ama oyunun yapay zekasını da elden geçirmem ve senaryo modunun bölümlerini bu yeni yapay zekaya göre baştan hazırlamam gerekecek. Oyunun çıkışı muhtemelen 2021'ye sarkacak ama oyunun mümkün olduğunca tam bir ürün olarak piyasaya çıkmasını istiyorum. Çok uzun bir süre bu oyunla uğraştım, aceleye getirip emeğimi boşa çıkarmak istemiyorum.

Bilgisayar versiyonu çıktıktan sonra iOS'a da çıkartacağım. O zaman daha çok ilgi göreceğini düşünüyorum.

* Eskiden evde hiç çalışamazdım, psikolojik olarak hep bir ofis alanına ihtiyaç duyardım. Corona boyunca evden çalışmam gerektiği için bir şekilde evde çalışmaya alıştım, artık mümkün olduğunca evden çalışacağım. Bu sırada evdeki eski bilgisayarı da yenilemem gerekti, evde artık güçlü bir bilgisayarım var.

 

 

* Bu yıl berbere gitmedim, saçımı uzattım. Eskiden saç uzatmaya çalıştığımda bonusa dönüyordum ama şimdi saçımın yan taraflarını makasla kesip geri kalan tarafları uzatmaya başladım. Bunu ne kadar sürdüreceğim, bilmiyorum.


 

* Birkaç tane jam oyununun ekibinde yer aldım. Robohood mesela, bu oyun sayesinde yakın bir arkadaş edinmiş oldum. POKKO sayesinde de yeni arkadaşlar edindim, ayrıca Ludum Dare'de binlerce oyun arasından bir kategoride ilk 100'e giren ve Overall'da ilk 100'e yaklaşan bir oyun üzerinde çalışmış oldum.
 

* Ankara'da eskiden sık sık görüştüğüm arkadaşlarımı ve Kuymak'ı çok özledim. Umarım salgın biter de onları tekrar görürüm. Videolu arama yapıyorum arkadaşlarımla, ama beraber olmanın yerini tutmuyor.

* Dışarıdan pizza ve hamburger söylemeyi bıraktım. Bu sayede epey kilo verdim, gittikçe daha da kilo veriyorum.

* Pawn of the Dead bitince korku oyunlarına geri dönmeyi planlıyorum. Unreal Engine'i öğrenmek için birkaç basit, ücretsiz oyun yaptıktan sonra daha büyük projelere başlayacağım.