Tuesday, September 1, 2009

Çok çalışmam gerek anne, çok!

Kısa bir süre öncesine kadar şunu düşünmeden edemezdim:

Bilgisayar mühendisliğinde (ve belki diğer pek çok mühendislik dalında) yapılacakların büyük bir kısmı zaten önceden yapılmıştır. Bir müşteri benden belli bir amaca hizmet eden bir yazılım geliştirmemi isterken aslında dünyanın çeşitli noktalarında aynı problemi yaşamış olan bir sürü firma/insan benim yazacağımın neredeyse aynısı bir yazılımı kullanıyordur. Ben bir RPG yaparken de benimkinden önceki yüzbinlercesini bir nevi taklit ediyorum, aradaki ufak farklılıklar benim oyunumu ilgi çekici kılacak, geri kalan teknik detayları halletme yolu ise bir otoban gibi.

Bize düşecek olan iş ne?

Aklımdaki soruyu güzel bir şekilde cümlelere dökemedim belki, ama bu soruya birisinin cevap vermesine de ihtiyacım yok gibi, çünkü yapmak istediğim/yapmam gereken o kadar çok şey var ki, şu an bu yazıyı yazarken bile zaman kaybettiğimi hissediyorum. Belki "Tatilin bitmesine 1 ay kaldı" sendromudur, bilmiyorum, ama Battle Royale RPG'm, aldığım ticari AGS oyunu işi (oyunun konusunu ve hedef kitlesini anlatsam gülersiniz), AGS'nin eski sürümü için yaptığım ve şu an kullanılmaz/internette bulunmaz olan Ahmet's Fight Game Source Code'un 2009 sürümü ve o dövüş oyununu yaparken aklıma gelen, şu an için bana çok ilginç görünen projeyi düşündükçe uyumak bile istemiyorum. Ah, bir de korku oyunu serim Düşnehri için aklıma son zamanlarda gelen fikirler...



Bir de çalışırken arkaplanda klasik müzik çalması verimliliğimi artırıyor sanki. Playlistinizdeki parçalar yetersiz gelmeye başladıysa Sky FM'in klasik müzik yayınını önerebilirim.

2 comments:

CamaeL said...

Bazen ben de düşünüyorum, piyasada zaten yeri olan, ve piyasaya dahil olmak isteyen, benden kat kat daha iyi çizen, tecrübeli ve eğitimli insan var, benim şansım ne olacak ya da ben ne iş yapacağım onlar varken?

Bir yerden başlamak lazım diye avutuyorum kendimi.

Şu an ağırlıklı olarak anatomi çiziyorum. iskeletler falan. Ama elim o kadar alışmış ki, bir türlü oranları istediğim gibi tutturamıyorum.

Ragnor said...

Aha Sky FM! Bende öyle yapıyorum ya :). Blues'la başlıyorum ama fazla yaydığımda klasiğe geçip çalışmaya başlıyorum :).

Bilgisayar Mühendisliği konusunda yeni ve daha iyi birşeyler yapma imkanı her zaman vardır. RPG yaparkende oyunun teknik kısımlarında ilginç düzenlemelere gidebilirsin. Kaldı ki biz(sen, ben falan) daha işin başındayız, şimdilik işin nasıl yapıldığını adam gibi öğrensek yeter. Zamanı gelince zaten bir üst noktaya taşıyacağız.

Şu ticari oyun işinden bahsetmedin ya irc'ye geldiğinde, alacağın olsun :). Neyse ilk fırsatta sıkıştırıp öğrenirim :).

@Camael: Asla geç kalınmıyor. Benden sonra programlamayla uğraşıp, programlama namına benden birşeyler öğrenipte zamanla beni geçen arkadaşlarım oldu. Hepimiz ilerliyoruz. Asıl olay ne kadar ilerlemek istediğimiz?

Birde ben ne yapacağım onların yanında diye düşünme, grafikerlikte olsa programlama da olsa yaptığımız işe kendimizden bir parça katıyorsaki kendi farkımızı koyuyorsak bize de yapacak birşeyler düşer.

Bir üstadın sözleri ile bitireyim konuşmamı: "Bol bol desen çalışın, gereksiz taramalardan kaçının!" :P