Tuesday, September 15, 2009

Resimler, Crimm's Son duyurusu, Frankie

"Parıltı ve İvme" başlıklı uzun bir yazı hazırlıyordum, o yazıyı ileride tamamlayınca yayınlarım. Şimdilik ufak bir foto-post yayınlayayım ("foto-post" terimini de şimdi uydurdum, belki gerçekten kullanılan bir terimdir).

Bu aralar oldukça meşgulüm.

Uzun süredir gözlüklü fotoğrafımı koymadığımı fark ettim. Şu an sakalım yok ama olsun.









Önceki yazımda bahsettiğim, babamla beraber kurduğumuz barınak. Neyseki ihtiyaç kalmadı.















Bir süredir neden chat kanallarına bile giremeyecek, evden çıkamayacak kadar meşgul olmamın nedenlerinden birisi bu gördüğünüz resim.

Düşnehri'nin bölümlerinden birisinin duyurusunu yapayım: Crimm's Son.

Sözde bir Commodore 64 oyunu, oyun motoru olarak yine AGS'yi kullanıyorum (gerçek bir C64 oyunundan görsel olarak farkı, 320*200 yerine 640*400 çözünürlüğüne sahip olması).



Örnek resimlerden anlamışsınızdır; grafikler en baştan çizilmiş pixel art değil, sonradan C64 paletine çevrilmiş resimler. Yine Source motoru ile hazırladığım haritalardan ekran görüntülerinin ve kendi çektiğim fotoğrafların C64'e ait gibi gözükmesini sağlıyorum (Bu arada yukarıdaki ev nasıl olmuş? Tasarladığım ormandan pek memnun değilim, ama 3D tasarım konusunda sanırım kendimi geliştiriyorum) (Evet, sağdaki resim, Bodrum'da çektiğim heykel fotoğrafı. Oyunda inceleyeceğimiz tabloların copyright sorunu yaşamayacağım eserlerin convert'ü olmasını istiyorum).



















Planladığım şey, LitN'daki ve diğer Düşnehri oyunlarındaki gibi bir FPS kamerası yerine Frankie Goes To Hollywood'ın açısı ve oyuncu karakterin yine tek bir renkten oluşan bir sprite olması. Sanırım FGtH'ı taklit ettiğim için epey eleştirileceğim, ama şunu itiraf etmem gerekir ki ben FGtH'ı eskiden (FGtH'nin aklımda gizemli bir gerilim oyunu olarak kaldığı yıllardı) o kadar çok seviyordum ki onun remake'ini yapabilirdim, ama bu oyunun emülasyonunu oynayıp YouTube'da çözümünü izledikten sonra hiç de benim düşündüğüm kadar gerilimli, gizemli bir oyun olmadığını, kısacası benim o zannettiğim oyun olmadığını fark ettim. Bu oyunu gerçekten korkutucu bir hikaye/anlam katarak yeniden yapmak içimde bir ukte olarak kaldı. Crimm's Son bir remake'ten ziyade, severek oynadığım başka çeşitli oyunların o sevdiğim yönlerini alıp birleştirdiğim bir oyun olacak.

Yaşadığım bir sıkıntı, oyunun ismini Türkçeye nasıl çevireceğim. Bütün Riverie River oyunları düzgün Türkçe çevirileriyle beraber yayınlanacak (Türkçe karakter sorununu bile çözdüm, Türkçe konuşmaya çalışan Japonları dinliyormuşsunuz gibi hissetmeyeceksiniz artık), bu episode'u Türkçe olarak "Düşnehri: Crimm's Son" gibi komik bir isimle yayınlayamam.
"Crimm'in Oğlu" kulağa fena gelmese de, orijinal ismin etkisini vermekte başarılı değil (crimson renginin temsil ettiği değerler ile oyunun hikayesi arasındaki bağ ve bizim küçük bir erkek çocuğunu yönetiyor olmamız, falan filan). "Crimm'in Sonu" da hikayeyi özetliyor, ama bu kadar iğrenç bir kelime esprisi yapmak da istemiyorum.

No comments: